Discus Seçimi
|

Discus seçiminde dikkat edilmesi gereken unsurları sıralamak gerekirse,
1-Almayı düşündüğünüz discusun renkleri canlı mukozası parlak gözleri buğulu değil canlı ve kırmızı olmalıdır,
2- Vücudundan geçen barlar kesiksiz ve düz olmalıdır,
3-Vücut gelişimi ve göz iriliği orantılı olmalıdır, gözleri vücuduna göre büyük ve dışarı çıkık discus yanık demektir, alınmamalıdır
Devamı...
|
|
 |
Discuslarda Sindirim Sistemi Esaslarına Göre Yem Hazırlanması.. |
 |
|
Discuslarda Sindirim Sistemi Esaslarına Göre Yem Hazırlanması, Hazırlanacak Rasyonun Yetiştiricilikteki ÖnemiProteinler diğer tüm balıklar gibi discuslarında yaşamlarını devam ettirebilmeleri için ihtiyaç duyduğu besin maddeleridir, Balıklarda protein sentezleme yeteneği sınırlıdır bu sebeble balıklar maximum seviye ağırlık artışının sağlanması aşınan dokularının yenilenmesi, hormonlar, enzimler, bağırsak ve epitel hücreleri gibi proteinden oluşan çeşitli ürünlerin üretilebilmesi için ihtiyaç duydukları kalite ve düzeyde proteini yemlerle dışarıdan almak zorundadırlar.Balık beslemede yeterli kalitede proteinlerin kullanımı ve ihtiyaçtan çok yüksek protein sunulması, yeterli enerji miktarına dayalı yemlerin balığa verilmemesi durumunda amino asit parçalanması meydana gelir, amino asitlerin parçalanması durumuna ağlı olarak daha az kütle artışı balıkta meydana gelir, bunun beraberinde kullanılan proteinler boşa gidecek ve ekonomik anlamdada israf yaşanmış olacaktır, aynı zamanda amino asit parçalanması üre-nitrojen veya amonyak-nitrojen olarak atığa sebep olacaktır, ve suyu bozarak elde etmeye çalıştığımız kütle artışının gerilemesine ve durmasına sebebiyet vererek tabir yerinde ise kaç yapalım derken göz çıkartmaya neden olacaktır.Proteinler hayvansal dokuların temel bileşenidir, ve bundan dolayıdır normal bir büyümenin sağlanması için esansiyel bir besin maddesidir. Balıklar belirli vücut fonksiyonları için yaşamsal olan enzimler, hormonlar, ve bağırsak epitel hücreleri gibi, proteinden oluşan ürünlerin üretilebilmesi ve yıpranmış dokuların yenilenmesi için proteine ihtiyaç duyarlar. Proteinler doku kuru maddesinin % 45-75’ini oluşturur bu nedenle yeni dokuların sentezi için proteine gereksinim kılmaktadır. Balıkların sentezleme yeteneklerinin oldukça sınırlı olması, proteinlerin büyük bir kısmının yemlerle dışarıdan alınmasını zorunlu kılmaktadır.Balıklar kuşlar ve diğer bir çok memeliden daha fazla proteine ihtiyaç duymaktadırlar. Genel olarak balık yemlerinde %40-50 protein ihtiyacı vardır, bunun la beraber ihtiyaçtan fazla olan protein miktarı parçalanarak enerjiye dönüşür, ve enerji olarak balık bunu kullanır, bununla beraberde balığın büyümek için yani kütle için ihtiyaç duyduğu protein miktarında düşüş olur ve protein dönüşüm randumanı düşer.Bu durumda yapılacak şey rasyona( discus için hazırlanan yeme) gerektiği kadar protein ilave etmek aşırı protein yüklememek ve bu rasyondaki proteini dengeleyecek oranda yağ yani enerji ilave etmektir, fakat şunuda gözardı etmemelidir, aşırı eklenen yağ balıkta yağlanmalara karaciğer bozukluklarına üreme problemlerine ve ölümlere dahi yol açabilmektedir, sadece bu değil suyunda bozulmasına etki edecektir.Bazal metabolizma ve Fizyobiyolojik aktiviteler için gerekli olan enerji miktarı yemden kaynaklanamıyor ise balık bu enerji ihtiyacını prtoeinleri kullanarak karşılayacaktır buda her nekadar yüksek protein eklerseniz ekleyin büyüme üzerinde çok olumsuz etkiler gösterecektir.Yemdeki proteinin enerji olarak tüketilmesi durumunda solungaçlardaki nitrojen boşaltım oranıda hızla artacaktır, bu arada amino asitlerin deamine olarak amonyağa dönüşmesi sırasında ısı enerjisi de kaybolmaktadır, buna bağlı olarakta yemdeki kullanılabilir enerji metabolize enerji ve net enerji oranlarıda azalacaktır. Bu nedenle balığın maximum büyüme gösterebilmesi nitrojen ve ısı enerjisi kayıplarını en aza indirgemekle ve hazırlanan yemlerde protein-enerji oranını optimum düzeyde tutup dengelemekle mümkündür.Balık beslemede en önemli konuların başında uygun protein kaynaklarının dengeli bir şekilde bir araya getirilmesidir, discuslar için hem bitkisel hemde hayvansal proteinlerin optimum düzeyde sentezlenmesi gerekmektedir, bu hazırlanan rasyon mutlaka belirli bir esansiyel amino asit dengesi içerisinde olması gerekmektedir, tek bir esansiyel amino asitin olmaması protein sentezinin en alt düzeyde bulunan amino asit seviyesinde olmasına sebeb olur. Bu durumda diğer amino asitlerin normal değerlerin üzerinde olması protein sentezi, dolayısı ilede balıkların gelişimi açısından hiçbir anlamı olmadığıdır. Bunların çoğu enerji olarak kullanılmakta veya karbonhidrat ve yağ olarak vücutta depolanmaktadır, buda ok istenen bir durum değildir, çünkü buna bağlı olarak amonyak boşaltı e üre boşaltımı artmaktadır.Konuya suyun kirliliği açısından bakıldığında suya bırakılan nitrojen miktarının azaltılmasının önemi ortaya çıkmaktadır. Yemdeki protein miktarının enerji olarak kullanılmaması hem daha az amino asitin parçalanmasına neden olacak dolayısı ile suya daha az nitrojen bırakılacak ve büyüme maximum düzeye çıkacaktır.Proteinlerin kana karışmasından başlayarak bunların işlenerek ayrışıma uğramaları ve buarada oluşan ata ürünlerin dışarı atılmasına kadar geçen tüm olaylara protein metabolizması adı verilir. Balık türüne göre değişmekle birlikte mide ve bağırsaklarda pepsin tripsin peptidaz dipetidaz ve polypeptidaz gibi enzimlerle amino asitlere dönüşen proteinler mukozal hücreler vasıtası ile kana absorbe olurlar, Absorbe edilip amino asit havuzuna giren amino asitlerden öncelikle esansiyel olman amino asitlerin, yapısal proteinlerin ormon e enzimlerin sentesinin yanında nitrojen içerip protein yapısında olmayan amin purin primidin keratin ve kan hücrelerinin sentezi yapılır.yapısal ihtiyaçlar karşılandıktan sonra gerie kalan amino asitler deaminasyona uğrar ve a-keto asitleri ile amonyak oluşur. Şekil-1Oluşan bu ürünler daha sonra trikarboksilik asit TCA ve ornitin döngüsü gibi metabolik yolları izler.Esansiyel olmayan amino asitlerin sentezi transaminasyon işlemi ile gerçekleşir. Transaminasyon işleminde bir amino asit bira-keto asite –NH2 grubu vererek kendisi a-keto asit olur ve önceki a-keto asit ise sentezlenmek istenen yeni amino asite dönüşür. Şekil-2Vücuttaki amino asit devamlılığından karaciğer sorumludur. Vucüda alınan yemdeki proteinlerin kaynağı yemdeki proteinlerdir ve bu kaynak kesilirse vücut proteinleri katabolize olmaya başlar. Amino asitler yağlar veya kabonhidratlar gibi vucütta büyük miktarda depolanmazlar. Amino asitlerin fazlası deaminasyona uğrar, ve karbon kalıntısı (iskeleti) okside olur ve yağlar karbonhidratlar ve diğer bileşiklere dönüşürler. Amino asitlerden amino grubu başlıca transaminasyon yada oksidatif deaminasyonla ayrılır. Balıklarda transaminasyon olayının daha etkili olduğu sanılmaktadır. Bu olayda bir amino asitten bir a-ketoasidine , (buda genellikle a-keo gutamata) amonyak transferi gerçekleşir. Ketoglutarik asit (a-keto asit) ya ekstraksiyonla vucuttan atılmak üzere yada diğer amino asitlerin sentezi için deaminasyona uğrar ve amonyak meydana getirir. Bu amonyak tekrar diğer bir transaminasyona devresine girer, ilk transaminasyonda oluşan keto asidi okside olabilir, yağa dönüşebilir veya diğer bileşiklerin sentezinde kullanılabilir, esansiyel amino asitlerden sadece lisin ve treonin transimasyona uğramaz. Bir amino asidin karbon iskeleti o amino asidin canlı tarafından sentezlenip sentezlenemeyeceğini belirleyen kısmıdır. Lisin ve treonin hariç bütün esansiyel amino asitlerin a-keto asitleri metabolik olarak aminler olabilmekte ve esansiyel amino asit kaynakları olarak hizmet edenilmektedir. Nazen başlangıç reaminasyon reaksiyonu oksidatif deaminasyonla başlar. Dehidrajenaz ezimleri tarafından katalizlenen bu reaksiyonda enerji açığa çıkar. Son ürünler bi a-keto asidi ve serbest amonyaktır. Şekil-3Amino asitlerin deaminasyonunun bir sonucu olarak , iki tip karbon iskeleti oolumaktadır, çoğu amino asit enerji üreten TCA döngüsünde doğrudan katılan ada karbonhidatlara kolayca dönüşebilen a keto asitleri üretebilmektedir, ki bunlara glikojenik asitler denilmektedir. Lösin, izolösin gibi bazı amino asitler asetat asetoasetat β – hiroksibütritat ve aseton gibi karbonhidrat metabolizasından çok yağ metabolizmasıyla ilgili olan ara bileşikleri üreten karbon iskeletlerini oluşturmaktadır. Sonuçta bu bileşikler ve yağ asitlerinin sentezimde kullanılabilen yada TCA döngüsü içinde enerji bakımından okside olan Asetil-Coa yı oluşturmaktadır, karbon iskeletleri gibi ürünler veren amino asitlere katojenik amino asitler denilmektedir. Şekil-4 de TCA trikarboksilik asit döngüsüne bakabilirsiniz.İster deaminasyon ister karbonhidratların glikolizisi sonucu sağlansın deaminasyon ve transaminasyonun tersi bir bir tepkimesi olan aminasyonda şekil-5 , amino asitlerin glikojenik karbon iskeletleri (pruvat yada a-keto asitler gibi) yeni amino asitlerin biyosentezi için yapıtaşları olarak görev yapmaktadır.Demaniasyon işlemi sonunda ortya çkan amonyak ise ornitin döngüsüne girerek üreyi oluşturur şekil-6Amino aitlerin demanasyonun önemli bir kısmı karaciğer, böbrek ve solungaçlar gibi organlarda çok az bir kısımda diğer dokularda gerçekleşmektedir. Karaciğerde üretilen amonyak kan yolu ile solungaçlara iletilir ve solungaçlar tarafından üretilen amonyakla birlikte dışarı atılır.




Kara hayvanlarında, rasyonla alınan karbonhidrat ve yağlar temel enerji kaynağını oluştururken, balıklarda temel enerji kaynakları yağlar, proteinler, karbonhidratlar şeklinde sıralanmaktadır. Türlere göre değişmekle birlikte genelde balıklarda karbonhidratların kullanımı birazdaha zayıfır. Balıkların ihtiyaç duyduğu protein düzeyi hemen hemen tüm kara hayvanlarından daha yüksektir, bunun bir sonucu olarak yağlardan sonra en önemli enerji kaynağını proteinler oluşturmaktadır. Genel olarak balık rasyonlarında(yemlerinde) aşağıdaki faktörlerin etkisiyle kullanım dışı kalan amino asitler deamine olaak yada glukoz veya yağ şeklinde depolanmaktadır. Bu faktörler şunlardır.
- Enerji düzeyinin yeterli ancak protein oranının balığın ihtiyacından fazla olması
- Toplam enerji düzeyinin yetersiz olması
- Protein dışı enerji kaynaklarının yetersiz olması
- Esansiyel amino asitlerden birinin veya birkaçının yokluğu veya eksikliği
- Esansiyel amino asitlerin esansiyel olmayan bir amino asit sentezinde kullanılması
Balıklarda protein metabolizmasının son ana ürünü amonyaktır ve toplam protein metabolizma atığının %75-90 ını oluşturur. Karaciğerde parçalanan amonyak, kan yolu ile solungaçlara taşınır ve solungaçlardan suya salınır. Protein metabolizmasının atım ürünlerinin diğer önemli bir kısmını ise %5-15 oranında ise üre oluşturur. Amonyak ve üre %80-90 oranında solungaçlardan atılır. Üre ve amonyağın yanı sıra balıklarda protein metabolizmasının atım ürünlerinin arasında trimetilamin oksit (TMAO) kreatin kreatinin ürik asit, inülin, paraaminohippurik asit ve amino asitler gibi diğer bileşiklerde bulunmaktadır. Tüm atım ürünlerinin büyük bir kısmı solungaçlar ile atılırken küçük bir kısmıda idrar ile dışarı atılmaktadır.
Balıkların diğer canlılara kıyasla y üksek oranda amonyak bırakması bazı avantajlar sağlamaktadır. Örneğin dışarı bırakılan amonyak en basit ve küçük olanıdır, bundan dolayı solungaç membranlarından kolayca geçebilmekte ve bu ürünün dışarı atılmasında daha az enerji harcanmaktadır, fakat 300-400 litrelik veya daha büyük discus tanklarında bu amonyağın kotrol dışı kalması hem gelişimi büyümeyi durdurur hemde ölümlere yol açabilmektedir.
Balıklarda amonyak atımlarında problem solungaçtan balığın vücudu dışındaki suya amonyağın verilmesinde başlamaktadır, suyun amonyak konsantrasyonu ve Ph’sı balığın vucüt sıvısından düşükse NH3(amonyak) suya hızlı ve kolayca verilebilmektedir, NH3 solungaç membranlarından geçip suya atılırsa NH4 e göre NH3 ün konsantrasyonu artar ve solungaç epitel dokusundan NH3 geçmesi zorlaşır, gerçektende sudaki NH3 konsantrasyonu yükselince Nh3 solungaç epitel hücrelerindeki hareketi tersine dönebilir, yani sudaki yüksek NH3 konsantrasyonundan dolayı NH3 akımı sudan balık vucüdüna doğru olabilmektedir, işte bu sebebledirki discus akvaryumlarının suyunun mutlaka değiştirilerek yenilenmesi gerekmektedir, hastalıkların ve ölümlerin gerçekleşmesindeki başlıca faktör, yüksek proteinlerle rasyon hazırlayıp yedirdiğimiz discusların aşırı NH3 salmaları ve kapalı sistemde buna tekrar maruz kalmalarıdır.
Amonyak boşaltımını etkileyen faktöler, manonyak boşaltım miktarını, rasyonun protein oranı enerji oranı proteinin kalitesi gibi faktörler etkilemektedir.
Balık yetiştiriciliğinde maximum düzeyde ağırlık artışı sağlamak ve dışkı materyali, amonyak-nitrojeni, üre- nitrojeni gibi atım ürünlerini minimize etmek amacıyla balık türüne uygun ve kaliteli rasyonların hazırlanması balık beslemenin esas amacını oluşturmaktadır. Eğer bir yemdeki protein oranı o balık türü için optimal ise, proteinin tamamanı büyüme için kullanır ve az miktarda amonyak su içerisine salınır. Bu noktada balık türüne balığın büyüklüğüne üreme döneminde olup olmamasına, su sıcaklığına strese, çevre şartlarına ve suyun yapısına göre değişklik gösteren potein ihtiyacının optimal değerinin belirlenmesinin önemi dikkati çekmektedir.
Bu durumu şu şekildede formülize edebiliriz;
Protein oranı=protein ihtiyacı ise, protein büyüme için kullanılır, az miktarda amonyak açığa çıkar ve atılır.
Protein oranı > protein ihtiyacı ise, proteinler deamine olur ve amonyak boşaltım miktarı artar.
Balıklarda amonyak boşaltım miktarı tüketilen protein miktarının yanında proteinin kalitesinede (amino asit kompozisyonuna) bağlıdır. Protein kaynaklarının yetiştirilen balık türünün ihtiyacı olan amino asitleri sağayaca şekilde bir araya getirilmesi gerekmektedir. Hazırlanan rasyon mutlaka esansiyel amino asitler açısından belirli bir dengede olmak zorundadır. Tek bir esansiyel amino asitin olmaması, protein sentezinin en düşük düzeyde bulunan amino asit seviyesinde olmasına neden olmaktadır. Bu durum diğer amino asitlerin normal değerlerin üzerinde olması, protein sentezi dolayısı ile, balıkların gelişmesi açısından çok fazla önem teşkil etmektedir. Sonuç olarak vucutta sentez işleminde kullanılmayan ve yem proteini ile vücuda alınan amino asitler, deaminasona uğrayarak amonyak şeklinde vücuttan atılmaktadırlar.
Proteinlerin özellikle balıklarda, enerji sağlamada oldukça önemli bir rolü olduğu bilinmektedir. Yani balıklar enerjilerinin bir kısmını proteinlerden sağlamaktadırlar, ancak protein ve enerji arasında öyle bir denge kurulmalıdırki balık enerji ihtiyacını yağlar ve karbonhidratlardan sağlayabilmeli, ve protein daha yüksek oranlarda protein sentezinde kullanılabilmelidir. Ancak bunu yaparken dikkate alınacak en önemli kriterlerden biri balığın bilinen vücut kimyasal kompozisyonunda önemli bir değişimin olmasına izin verilmemesidir.
Amonyak boşaltım miktarını etkileyen diğer bir faktör ise yemdeki protein dışı enerji kaynaklarının yeterli miktarda olmamasıdır.ve proteinin vücut metabolizmasında enerji kaynağı olarak kullanılmasıdır.
Proteinin fala miktarda enerji kaynağı olarak kullanılması durumunda daha fazla amonyak boşaltımına yol açar. Bu durum amonyağın atılması için gerekli olan enerjinin metabolik faliyetler için kullanılmasına ve büyümenin durmasına yol açar.
Eğer rasyonda ihtiyacı karşılayacak kadar enerji varsa ancak ihtiyaçtan daha fazla düzeyde protein içeriyorsa proteinler deamine olarak alfa-keto asitler oluşur ve bu asitler TCA döngüsüne girerek karbonhidrat ve yağ olarak depolanır. Ayrıca deaminasyon işlemine bağlı olarak amonyak üretimi ve buna bağlı olarakta amonyak miktarı artar.
Balıklarda protein gereksinimlerinin karşılanmasına yönelik olarak, yemdeki optimum protein-enerji dengesi çeşitli protein kaynakları kullanılarak oluşturulabilir. Bu amaca yönelik olarak hayvansal protein kaynakları veya bitkisel protein kaynakları bir arada yada ayrı ayrı kullanılabilir. Ancak balık türüne uygun optimum protein-enerji oranı hazırlana rasyonda sağlanmış olsa bile , farklı protein kaynaklarından hazırlanmış ancak aynı protein–enerji değerine sahip yemlerle beslenen balıkların performans ve gelişimleri farklılık gösterebilir. Bu nedenle balık türüne uygun protein enerji oranlarının tek başına bilinmesi yeterli görülmemekte, aynı zamanda yem yapımında kullanılacak olan yem hammadelerinin seçimide önem taşımaktadır.
Bir sonuca bağlamak gerekirse boşaltım ürünlerinde daha az nitrojen bulunması, balık vücudunda daha fazla nitrojenin tutulmasına yani yemdeki proteinin enerji kaynağı olarak kullanılmadığına ve balığın büyümesi için kullanıldığına dolaysı ile daha az nitrojenin solungaçlardan amonyak olarak atıldığına işaret etmektedir.
Protein kaybını önlemenin yolu kuşkusuz rasyona gerektiği kadar protein katmak ve fazla miktardaki protein yerine yağ gibi enerji bakımından zengin olan yem kaynakları kullanmaktır.
Balık tarafından boşaltılan amonyağın yüksek olması daha fazla proteinin parçalanması anlamına gelmesi nedeniyle, nitrojenli atım ürünlerinin minumuma indirilmesi önemlidir. Rasyonun endeğerli kısmını proteinler oluşturduğu düşünülürse yemin balık tarafından ne kadarının değerlendirildiği ve proteinlerin balık vücudunda hangi oranlarda tutulduğu veya atıldığının belirlenmesi son derece önem taşımaktadır.
Konu su kirliği açısından değerlendirildiğinde sucul ortama boşaltılan nitrojen miktarının azaltılması da önemlidir.yemdeki proteinin enerji kaynağı olarak kullanılmayıp, büyüme için kullanılması daha az amino asidin deaminasyona uğramasını sağlayacak ve nitrojen boşaltım oranı azalacaktır. Böylece hazırladığımız yem hem balık dostu hemde çevre dostu olacaktır.
Bu yayınladığım derleme makalesinde geçtiğimiz yıllar içerisinde edindiğim kaynaklardan, kitaplardan faydalanarak birçok su ürünleri fakltesinden değerli hocalardan edindiğim bilgilerden yararlanarak, Discuslar için doğru ve bilimsel Rasyon(yem) hazırlanmasının gerekliğine dikkati çekmek istedim, umarım Discus Fun Club ailesi ve Türk discus camiasına bir nebzede olsa faydası olur.
Saygılarımla Tamer Doğan
Kaynaklar:
Bu çalışmada en büyük emeği olan Sinop Su ürünleri
Fakültesi araştırma ve öğretim görevlisi
SN. Gaye Doğan çeviri ve hazırlama,
Akyurt, İ., 2004. Balık Besleme. Mustafa Kemal
Üniv. Su Ürünleri Fak. Ders Kitapları No: 3. Hatay. 226 s. Anonim, 2005 a,b,c,d. Azevedo, P.A., Leeson, S., Cho, C.Y., Bureau, D.P., 2004. Growth and feed utilization of large size rainbow trout (Oncorhynchus mykiss) and Atlantic salmon (Salmo salar) reared in freshwater: diet and species ef- fects, and responses over time. Aquacul- ture Nutrition, 10: 401–411. Bilgüven, M., 2002. Yemler Bilgisi, Yem Tek- nolojisi ve Balık Besleme. Akademisyen Yayınevi. Yayın No: 1. Mersin. 446s. Bromley, P. J., 1980. Effect of dietary protein, lipid and energy content on the growth of turbot (Scophthalmus maximus, L.) Aqua- culture,19: 359-369. Cai, Y., Wermerskirchen, J. ve Adelman, R. I., 1996. Ammonia Excretion Rate Indicates Dietary Protein Adequancy for Fish. The Progressive Fish-Culturist. 58: 124-127. Chakraborty, S.C. ve Chakraborty,S., 1998. Effect of dietary protein level on excretion of ammonia in Indian major carp, Labeo rohita, fingerlings. Aquaculture Nutrition, 4: 47–51 Cho, C.Y. ve Kaushik, S.J., 1985. Effects of Protein Intake on Metabolizable and Net Energy Values of Fish Diets. Nutrition and Feeding in Fish. Edited By: Cowey, C. B, Mackie, A. M. and Bell, J. G., Academic Press, London. Cowey, C.B., Owen, J.M. ve Adron, J.W. ve Middleton, C., 1976. Studies on The Nu- trition of Marine Flatfish. The Effect of Different Dietary Fatty Acids on The Growth And Fatty Acid Composition of Turbot (Scophthalmus maximus). Br. J. Nutr.,36: 479-486. Cowey, C.B., Walton, M., 1989. Intermediary Metabolism. Fish Nutrition. Second Edi- tion.Edited by John E. Halver, Academic Press, London. Davis, D.A. and Arnold, C. R., 1997. Response of Atlantic croaker fingerlings to practical diet formulations with varying protein and energy contents. Journal of The World Aquaculture Society, Vol. 28, No. 3. Dostat, A., Metailler, R., Tetu, N., Servais, F., Chartois, H., Huelvan, C. And Desbru- yeres, E., 1995. Nitrogenous Excretion in Juvenile Turbot Scophthalmus maximus (L.), Under Controlled Conditions. Aqua- culture Research,26: 639-650. Jobling, M. and Wandsvik, A., 1983. Quanti- tative protein requirements of Arctic charr, Salvelinus alpinus(L). Journal of Fish Bi- ology, 22: 705-712. Jobling, M., Knudsen, R., Pedersen, P.S. and Dos Santos, J., 1991. Effects of dietary composition and energy content on the nutritional energetics of cod, Gadus mor- hua. Aquaculture, 92: 243-257. Karaali, B., 2005. Farklı Protein Kaynakları ve Farklı Enerji Oranları İçeren İsonitrojenik Rasyonların Kalkan Balığının (Scophthal- mus maoeticus)Büyümesi,Kimyasal Ya- pısı ve Toplam Nitrojen Boşaltımı Üzerine Etkileri. Doktora Tezi. O.M.Ü. Fen Bilim- leri Enstitüsü. Samsun. Kaushik, S.J., Medale, F., Fauconneau, B. And Blanc, D., 1989. Effects of Digestible Carbonhydrates on Protein / Energy Utili- zation And on Glucose Metabolism in Rainbow Trout (Salmo gairdneri R.). Aquaculture, 79: 63-74. Kikuchi, K., Sugita, H. and Watanabe, T., 2000. Effect of dietary protein and lipid levels on growth and body composition of Japanese flounder. Suisanzoshoku, 48: 537-543. Lee, D. J., Putnam, G. B., 1973. The response of rainbow trout to varying protein/energy rations in a test diet. Journal of Nutrition, 103: 916-922. National Research Council (NRC), 1993. Nu- trient Requirements of Fish, p. 114. Na- tional Academy Press, Washington, DC. Polat, A., 2001. Balık Besleme Ders Notları. Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakül- tesi. Adana. Ringrose, R.C., 1971. Calorie-To-Protein Ratio For Brook Trout (Salvelinus fontinalis). J. Fish Res. Board Can., 28: 1113-1117. Smith, R.R, 1989. Nutritional Energetics. Fish Nutrition. Second Edition.Edited by John E. Halver, Academic Press, London. Stryer, L.S., 1988. Biochemistry (3rdEd). New York: WH Freeman & Co. p500. Tantikitti, C., Sangpong, W., Chiavareesajja, S., 2005. Effects of defatted soybean pro- tein levels on growth performance and ni- trogen and phosphorus excretion in Asian seabass (Lates calcarifer). Aquaculture, 248: 41-50. Tibbetts, S.M., Lall, S.P., Anderson, D.M., 2001. Optimum dietary ratio of digestible protein and energy for juvenile American eel, Anguilla rostrata, fed practical diets. Aquaculture Nutrition, 7: 213-220. Tüzün, C., 1992. Biyokimya. Palme Yayınları Tıp Serisi No: 111.ISBN 975-7477-02-8 Ankara. 485 s. Uyan, O., 2004. Yemleme Sıklığı, Rasyondaki Protein Düzeyi ve Balık Büyüklüğünün Japon Pisi Balığı’nın (Paralichthys oliva- ceus) Gelişimi, Besin Madde Sindirim,
Vücut Kompozisyonu ve Nitrojen Kulla- nım Oranı Üzerine Etkileri. Doktora Tezi. O.M.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü. Samsun. Walton, M.J., 1985. Aspects of amino acid metabolism in teleost fish. Nutrition and Feeding in Fish. Edited By: Cowey, C. B, Mackie, A. M. and Bell, J. G., Academic Press, London. Watanabe, T., Takeuchi, T., Satoh, S., Ida, T. and Yaguchi, M., 1987a. Development of Low Protein-high energy diets for practical carp culture with special reference to re- duction of total nitrogen exction. Nippon Suisan Gakkaishi. 53 (8): 1413-1423. Watanabe, T., Takeuchi, T., Satoh, S., Wang, K.W., Ida, T., Yaguchi, M., Nakada, M., Amano, T., Yoshijima, S. and Aoe, H., 1987b. Development of practical carp diets for reduction of total nitrogen loading on water environment. Nippon Suisan Gak- kaishi, 53 (12): 2217-2225. Wedemeyer, G.A., 1996. Physiology of fish in intensive culture systems. New York: Chapman & Hall, 232p.
Vücut Kompozisyonu ve Nitrojen Kulla- nım Oranı Üzerine Etkileri. Doktora Tezi. O.M.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü. Samsun. Walton, M.J., 1985. Aspects of amino acid metabolism in teleost fish. Nutrition and Feeding in Fish. Edited By: Cowey, C. B, Mackie, A. M. and Bell, J. G., Academic Press, London. Watanabe, T., Takeuchi, T., Satoh, S., Ida, T. and Yaguchi, M., 1987a. Development of Low Protein-high energy diets for practical carp culture with special reference to re- duction of total nitrogen exction. Nippon Suisan Gakkaishi. 53 (8): 1413-1423. Watanabe, T., Takeuchi, T., Satoh, S., Wang, K.W., Ida, T., Yaguchi, M., Nakada, M., Amano, T., Yoshijima, S. and Aoe, H., 1987b. Development of practical carp diets for reduction of total nitrogen loading on water environment. Nippon Suisan Gak- kaishi, 53 (12): 2217-2225. Wedemeyer, G.A., 1996. Physiology of fish in intensive culture systems. New York: Chapman & Hall, 232p.
Winfree, R. A. and Stickney, R. R., 1981. Ef- fects of Dietary Protein and Energy on Growth, Feed Conversion Efficiency and Body Composition of Tilapia aurea. Jour- nal of Nutrition, 111: 1001-1012. Yiğit, M., 2001. Farklı Protein ve Enerji Oranlarının Japon Pisi Balığı (Paralichthys olivaccus)Yavrularında Gelişme, Balık Vücudunun Kimyasal Yapısı, Nitrojen Bo- şaltımı ve Yemlerin Sindirilme Oranı Üze- rine Etkileri. Doktora Tezi. O.M.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü. Samsun. Yiğit, M., Yardım, Ö., and Koshio, S., 2002. The Protein Sparing Effects of High Lipid Levels in Diets for Rainbow Trout (On- corhynchus mykiss, W. 1792) With Spe- cial Reference to Reduction of Total Ni- trogen Excretion. The Israeli Journal of Aquaculture-Bamidgeh. 54(2): 79-88. Yiğit, M., Koshio, S., Aral, O., Karaali, B., and Karayücel, S., 2003. Ammonia Nitrogen Excretion Rate-An Index for Evaluating Protein Quality of Three Feed Fishes for The Black Sea Turbot. The Israeli Journal of Aquaculture-Bamidgeh.55(1): 69-76.<!-- / message --> <!-- sig -->
|
|
|
|
|
|
|
Discus Akvaryum Kurulumu
|
Discuslar sakin ve çok çabuk strese girebilen balıklardır, ilk önereceğim nokta bulundukları sisteme başka türde balık koymamanızıdır, örneğin çöpçü balıkları makrakantalar feranatus’lar çok ani ve hızlı hareket eden balıklardır ve geceleri daha aktiflerdir, onların bu davranışı discuslarınızı tedirgin edecektir, vatoz balıkları ise discuslarınızın mukozasına kesilikle hayır demiyecek ve yapışıp emme eğiliminde bulunacaklardır, cüce vatoz türlerinin zararsız oldukları söylensede kendi tecrübelerim doğrultusunda onuda önermiyorum,
|
ÜRETİM
|
Üretimde kullanılacak yavruları yetiştirme
Seçtiğimiz yavrular maturasyon(Üreme yetisi ve ergenlik)sürecini tamamlayana kadar 400-500litelik tanklarda 8-10-12-14 lü gruplar halinde büyütülürler, değişik varyasyonlar farklı zaman dilimleri sonunda üreme yetisini kazanırlar örneğin kırmızı Marlbora, Pigeon, kahverengi Brown, mavi Turkuazlar 12-15 ay, Snake skine 9-12 ay, Blue diamond’lar 20-24, Leopard’lar 18 aya kadar üremek için bekliyebilmektedirler,
Devamı...
|
Discus Beslenme
|
Beslenme:
Discuslar doğal ortamlarında diğer balık yavruları/larvaları, tatlı su karidesleri, kabuklu su böcekleri sinek, böcek ve larvaları ile beslenirler, menülerinde lif içeren farklı yosun ve alg çeşitleride mevcuttur, ağırlıklı olarak gereksinimleri protein içeren besinlerdir.Yetişkin bir discusun her gün %40 protein alması, yavru/genç bir discusun ise %50-60 protein gereksinimi vardır.
|
|